Hayatımıza bir girdi, pir girdi. Su perisi anlamındaki ”LARA”
adıyla.
‘Aaa bu şimdiden gülüyor,galiba beni görüyor, adını
söyleyince bana bakıyor , benim sesimi artık anlıyor, ‘ vs kendine yontmaları,yakıştırmaları, mutluluk çığlıkları
atılması sahnelerinin tek nedeni ve muhatabı olan bebek…
Evin mutlak hakimi O olmuştu. Uyanıksa herkes başında,
‘aşkım, bebeğim, aguş-guguş, zuzzuuu, sesleriyle’ ortalığı
inletiyorlar.
Bir de sözde ninni-şarkı söyleme adı altında, ”Ali babanın
bir çiftliği var, özellikle de ‘Dan dini dan dini das dana, danalar girmiş bostana, kov bostanci DANAYIIIII, uyandırmasın LARA’ YIIIII” ‘vb.’ ni, solo veya koro halinde (Herkes bir anda şair, bestekar, Pavoretti oluveriyordu) söylüyorlar.
Müzik Denetleme Kurulları, Televizyon Kanalları Ses ve Şarkı Yarışmaları’nın Sayın ve OT İTER ‘lerinin (Kelime yanlış oldu galiba,doğrusu OTORİTER olacaktı) denetimlerinden uzak bu uygulamalarını da, ”Bizde de ses var, bu işi sadece sen mi (bendeniz kastediliyor) bilirsin yani” anlamındaki, küçümseyici, hatta ‘Oh Canımıza Değsin, kıskananlar çatlasın’ bakışlarıyla, düzensiz, müzik kurallarını katlederek, yalnızca ( Ayaz da Kalmış Satıcıların Seslerine Benzer Bir Sesle) bağırarak, daha doğrusu ‘YIRTINARAK’ (galiba gürültü amaçlı) dinletiyorlar.
Yok eğer uykudaysa, bu kez de tam sessizlik ortamındasınız. Kazara biraz sesli bir şey söyleseniz, anında ”SUUSSSS
sesini yükseltme, burası iş yerin değil, TORUNUNU uyandıracaksın..!”
deniliyor.
*****
ORTA KISIM NOTU: (Yazım Kurallarına Aykırı, en altta ve ‘Dip Not’ Şeklinde Olacaktı, Ancak Mecburiyetten Burada Olacak)
”TORUNUNU” kelimesi bilinçli kullanılıyor, itiraz hakkınız olmasın diye. Sanki sadece benim Torunum, onların değil. Bence bu ‘Hukuk Dışı, belki de İnsanlık Onuruna Aykırı’ bir durum. AVRUPA İnsan Hakları Mahkemesi, acep bu konuda nasıl bir karar alırdı ? Ne alırsa alsın -bizi pek aralarına alacakları yok- biz kendi konumuza dönelim. Ne diyordum, haaa, Torun.
*****
Evet, devam edelim Terliksiz, ayak ucunda yürüme maharetiniz gelişecek.Televizyon seyretmeyi, radyo dinlemeyi unutacaksınız.
Geceleri o uykuda ve siz tuvalete girdiniz. Başka ne yapabilirsiniz?
Sıkışmış haldesiniz. Girdiniz oraya , işinizi bitirdiniz.
Sakın ‘oh dünya varmış demeyin!’ Ses çıkabileceği için sifonu kullanamıyacak,ellerinizi yıkayamıyacaksınız…
Zorunlu uygulamalara, örneğin ; ‘Kapı zillerini çalışmaz konuma getirme,
kapıya -elle vb. vurarak çalmasınlar diye- ikaz yazıları asma, daha az ses çıkardığı için telsiz-telefon kullanma’ durumlarına alışacaksınız.
O uyurken odasının yakınındaysanız, zoraki işaret diliyle iletişim
moduna geçeceksiniz. Bu becerinizin de -”İşaret Dili’nin Tarzanca Versiyonu” – bayağı geliştiğini (başta biraz zorlansanız da) üç-beş ay sonra farkedeceksiniz…
Eve gelen herkesi de bu kurallara uyduracaksınız.
Giysileri özel yıkanıp ütülenecek. Takviye gıdalar taze alınacak.
Doktor kontrolleri, aşıları, vitamin hapları, hepsi tüm ev
halkının gündemlerinin ilk maddeleri olacak.
Bir yere gidileceği zaman, küçük ya da orta ölçekte bir nakliyat
işiyle uğraşacaksınız. Bunun kısa zamanda pratiğini geliştirecek,
ustalaşacaksınız.
Fotoğraf ve video çekimlerini , basılmaları,bilgisayarlara,
cep telefonlarına -ya da tersi- aktarımlarını öğreneceksiniz.
Uzaktaki akraba, eş-dosta fotoğrafları, bilgisayardan veya kargo
ile hemen -fırça yememek için- ulaştıracaksınız.
Onunla emekleyecek, yatıp-kalkacak , ‘Bebek Tv, Jojo Tv’ vb. televizyon kanallarındaki ‘Bebek Programlarının’ müdavimi haline geleceksiniz.
Kolay değil, çocukların evliliğinden altı sene sonra ‘torun’ geldi.
Yaş da 61′e dayanmıştı. Şimdiki gençler hemen çocuk yapmıyorlar.
Biz 6 sene bekledik. Belki de doğrusu budur.
Neyse biz torun’a dönelim tekrar. Zaten şimdi tüm aile fertlerinin yegane meşgalesi bu.
Zaman akıp gidiyor. O kendi kulvarında; dediği dedik, çaldığı
düdük, büyüyor. Temmuz 2009 ‘ da iki yaşını bitirecek TORUNUMUZ’ u, biz de keyifle izliyoruz. Yaşadığımız sürece de, en severek izleyeceğimiz dizi/film o olacak…
=Canım Torunum, Aşkım LARA,=
Bana seni soranlara, seninle ilgili Allah’ ıma her zaman ettiğim bir duam olduğunu belirtip, şöyle diyorum:
” Bahtı açık, ömrü sağlık, mutluluk ve başarılarla geçsin ,
Daima helal süt emmişlerle birliktelikler, doğru insanlarla doğru yerlerde kaderdaşlık, arkadaşlık ve dostluklar nasip etsin ,
Yeteneklerini arttırma , uygulayabilme, bilgilerini ihtiyacı olanlara
ulaştırabilme fırsatları, maddi olanakları ,
Bunları yapabilecek irade gücü, gönül zenginliği, paylaşma, özveri
ve erdemleri geliştirebilsin , aile terbiyesi ve eğitimlerini alsın ,
Kendisine, ailesine, ülkesine ve tüm insanlığa hayırlı, yararlı, çağdaş
hizmetler verebilecek biri haline gelsin ,
Özetle, insan gibi insan olsun … ”
Şimdilik bu kadar. Bir sonraki yazıda torunumun konuşma ”Dil” i -Terminolojisi- ”TORUNCA” hakkında bilgi sunacağım…
SEV/SAY.larımla.
HSK





Processing your request, Please wait....












Siz de Yazın































![Validate my RSS feed [Valid RSS]](http://www.dedegi.com/wp-content/uploads/2010/04/valid-rss-rogers1.png)


Hasan Sabri Kayaoğlu
Dedegi.Net
HOPLA Dedegi




